Arkadaşlar, Php dilini örneklerdirerek anlatmaya çalışacağım.Bunun için ilk olarak neleri bilmemiz gerektiğine gelelim.
İlk olarak internet sayfalarının omurgası diyebileceğim html dilini bilmemiz gerekiyor. Çünkü yapacağımız herşey onun üzerine inşa ediliyor.
Örnek Html kodu;
<html> <head> <title>Yeni Sayfa</title> </head> <body> <h1>Örnek bir başlık metni</h1> <h2>Örnek bir alt başlık metni</h2> <p>Örnek bir paragraf içinde <ahref="?">örnek bir bağlantı (link)</a>.</p> </body> </html>
Eğer html ismini ilk defa duyuyorsanız altta size vereceğim linkten
indirebileceğiniz kaynaklardan faydalanabilirsiniz. Fakat ben html diline
yeteri kadar hakimim diyorsanız sonraki derslerimizden devam edebilirsiniz.
İkinci olarak bu kodları hangi programları kullanarak yazabilieceğinizden biraz bahsedeyim.İlk olarak Windows'un kendi üzerinde var olan Not Defterini kullanarak bu kodları yazabilirsiniz.Daha görsel bir arayüz isterseniz; NotePad, Codeblaster, DreamWeaver, RapidPhp gibi çeşitli yazılımlarıda kullanabilirsiniz.
Hangisi daha iyi gibi bir soru sorabilirsiniz. Bunun cevabını kendiniz bulacaksınız. Çünkü görselliği ve kullanışlılık kişiden kişiye değişmektedir. Bu yüzden bu programları deneyerek kedninize en uygununu seçebilirsiniz.
Üçüncü olarak php (localhost) sunucu tarafında çalışan bir kodlama olduğu için ek bir program kurmanız gerekli. Wamp programını kurarak bu sorunuda giderebilirsiniz.
Wamp server'ı kurduktan sonra php dilinde hazırladığınız dosyaları C:Wamp/www klasörünün içine kaydetmelisiniz. Sonrasında başlat çubuğunun sağ tarafında wampın simgesine tıklayarak localhosta erişerek hazırlamış olduğunuz kodları çalıştırabilirsiniz.
Dünya’da, Sanayi Toplumundan Bilgi Toplumuna geçerken, bilim ve teknolojide meydana gelen küresel çaplı değişimler, birçok alanda olduğu gibi eğitim sistemini de derinden etkilemiştir. Böylece, daha önceleri ağırlıklı olarak Pozitivist Felsefe ve Davranışçı eğitim yaklaşımına dayalı eğitim sisteminin yapı ve işleyişinde Post modern felsefe ve yapılandırmacı yaklaşım egemen olmaya başlamıştır. (Gülpınar, 2005; Dursun, 2002).
Dünya’daki bu değişim Türk Eğitim Sistemi’ni de etkilemiş. Milli Eğitim Bakanlığı da çağın gereklerini yerine getirebilmesi için; öğretmen merkezli, öğrencinin pasif olarak kaldığı Davranışçı Eğitim Modelinden öğretmenin rehberlik görevini üstlendiği, öğrencinin ise ders hakkında araştırmalarını kendisinin yaptığı ve bununla beraber öğrencinin aktif olduğu Yapılandırıcı Eğitim Modelini 2005- 2006 eğitim döneminde uygulamaya başlamıştır.
Yapılandırıcı Öğrenme Kuramı eğitim-öğretim sürecinde öğrencinin deneyimini, zihinsel süreçlerini, ihtiyaçlarını göz önünde tutulması; öğrencinin bilgiyi keşfetmesi, yapılandırabilmesi, içselleştirebilmesi için gerekli koşulların oluşturulması önerileri ile eğitim biliminin derinleşmesine, toplumsal değişime ayak uydurmasında eşsiz katkısı bulunan bir eğitim kuramıdır.
Bu kuramın uygulamaya konulması için, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yıllarca üzerinde çalışılarak yapılandırıcı eğitim modeline uygun öğretim programı geliştirildi. Peki, geliştirilen eğitim programları yapılandırıcı eğitimi ne derece yansıtıyor. Eğer programlar gereğince yapıldıysa da Türkiye Eğitim Sistemi öğretmeni, öğrencisi ve sistem içinde göreve sahip diğer kişilerce bu programı uygulamak için gerekli bilgi ve beceriye sahip mi? Bu soruların cevapları yapılan bir araştırmaya göre şu şekilde açıklanmıştır ;
Yapılan araştırmalara göre; “öğretim faaliyetlerinin yeterince planlandığı, programdaki farklı bölümlerin birbirleriyle tutarlı olduğu, öğrenme alanlarının belirgin olduğu, ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin açıkça belirtildiği, programın yapılandırmacı yaklaşım ilkelerine uygun olarak hazırlandığı görüşlerine katılmaktadırlar.
Bununla birlikte yeni programın öğretmene daha fazla yük getireceği ayrıca yeni programın başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli altyapı ve olanakların yetersiz olduğunu düşünmektedirler.
Okullardaki altyapı ve olanakların yetersiz olması uygulamada başarının önündeki en büyük engel olarak görülmektedir. Eğitim etkinliklerinde kullanılacak materyalin sağlanamayacağı endişesi, sınıfların fiziki yapısının uygun olmaması, öğrencilerin oturma düzeni için masa ve sıraların uygun olmaması, sınıf mevcutlarının fazlalığı, okulların donanım yetersizliği dikkat çekilen konulardır.
Araştırmaya katılanlar, yapılandırmacı eğitim yaklaşımıyla ilgili olarak, bu yaklaşımın, öğrenci merkezli olduğu, öğrenciyi düşünmeye ve araştırmaya yönelttiği, öğrenciyi ezbercilikten kurtaracağı, eğitim etkinliklerini eğlenceli hale getireceği, öğrencilerin sosyal gelişimlerini hızlandıracağı görüşlerine tamamen katılmaktadırlar.” (ÇINAR, O. – TEYFUR, E. – TEYFUR, M.(2006) efdergi )
Bu araştırmada belirtildiği üzere yapılandırıcı eğitimin iyi yönlerinin olduğu göz önündedir. Fakat diğer yandan Türkiye’de yapılandırıcı eğitim denildiği zaman alt yapı sorunları ortaya çıkmaktadır. Alt yapı sorunlarını genişletecek olursak;
Öğretmen Açısından ;
·Öğretmen yetersizliği; Türkiye şartlarında bilindiği üzere İlk ve orta dereceli okullarda alanında uzman öğretmen eksikliği bir hayli fazladır. Bundan dolayı sınıf mevcudunu azaltmak yerine tam tersi kalabalık sınıflarda topluca dersler yapılmak zorunda kalınmıştır.
·Öğretmenlerin yapılandırıcı sisteme göre eğitim almamaları, her ne kadar şu an eğitim fakültelerinde yeni sisteme göre öğretmen yetiştiriliyor olsa da yeterince deneyime sahip değildirler. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı kadrosunda eski öğretmenlerin sayısı fazladır. Bu öğretmenlerimiz eski sisteme göre eğitildikleri için yeni sisteme uyum sorunu yaşamaktadırlar. Her ne kadar yeni programa geçilirken öğretmenlere bu sistem hakkında eğitim verilse bile bu eğitimler yetersiz kalmıştır. Öğretmenlerimiz eski ve yeni sistem arasında sıkışıp kalmışlardır.
·Öğretmenlerin yapılandırıcı sistemdeki performans ödevleri, proje ödevleri ve portfolyo değerlendirmesi gibi yeni sistemleri nasıl uygulayacakları konusunda yeterli donanıma sahip olmamaları ve öğrenci sayılarının fazlalığından dolayı her öğrencinin ödevlerine yeterli zaman bulamamaları yapılandırıcı eğitim hakkında kötü sonuçlar doğurmaktadır.
Öğrenci Açısından;
· Öğrencilerde proje ve performans ödevlerini nasıl yapacaklarını tam olarak bilmemektedirler. Şu an uygulanan sistemde performans ödevleri internet sayfası çıktısından başka bir şeyi ifade etmemektedir. Bu da yapılandırıcı eğitimin ne denli düzgün işlendiğini göstermektedirler.
·Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılandırıcı eğitimi baz alarak hazırlanan kitaplardaki yazım hataları, konuların eksikliği de öğrencilerin eğitimine kötü etki yapmaktadır.
Sınıf Uyarlamaları Açısından;
Türk eğitim sisteminde diğer sorunların yanında, yapılandırıcı eğitime uygun sınıf ortamlarında da sorunlar bulunmaktadır. Bunlar ise şu şekilde sıralanabilir;
·Sınıflarda öğrenci sayısının fazla olması: İlk ve orta öğretimde sınıf mevcudu okulun bulunduğu yere göre değişiklik göstermektedir. Türkiye şartlarında sınıflardaki öğrenci sayısı genel olarak 30 ile 50 arası değişmektedir. Yapılandırıcı eğitimde öğretmen her öğrenci ile tek tek ilgilenebilmesi gerekmektedir. Bu kadar kalabalık bir sınıfta her öğrenci ile yeteri kadar ilgilenemeyeceği için istenilen eğitim tam manasıyla yapılamamaktadır.
·Yapılandırıcı eğitimde de bilginin üretilebilmesi için sınıfın dünya ya açık olması gerekmektedir. Bunun içinde sınıf ortamında bilgisayar, internet bağlantısı, telefon, kitaplık vb. gereçlerin bulunması gerekmektedir. Fakat Türkiye’deki okullarımızda genel itibari ile teknoloji eksikliği söz konusudur. Buda yapılandırıcı eğitimi uygulamayı zorlaştırmaktadır.
·Sınıf ortamında öğretmenin derste ihtiyacını karşılayacak kapasitede materyallerin bulunması gerekmektedir. Fakat, yine Türkiye’de bize bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır.
·Gelişmiş olan ülkelerde, çeşitli sorunlardan dolayı okula gidemeyen öğrencilerin eğitimleri için “Uzaktan Eğitim” kanalıyla eğitim verilmektedir. Fakat Türkiye’de bu sistem tam olarak kullanılamadığı için yapısalcı eğitime kötü etki ettiği söylenebilir.
·Yapısalcı eğitimin en önemli özelliği, bireyin bilgiye kendisinin ulaşmasını sağlanmasıdır. Bu sözel dersler için bilgisayar ve internet kanalıyla yapılabilir. Fakat deney ortamı gerektiren biyoloji, fizik, kimya gibi dersler için okullarda laboratuar ortamlarının bulunması gerekmektedir. Şu an hala çoğu okulda laboratuar ortamı bulunmamakta veya laboratuar olsa bile materyallerinde eksiklikler bulunmaktadır. Bu eksikliklerde öğrencilerin bilgiye ulaşmasını engelleyeceği için yapılandırıcı eğitim uygulanamamış olacaktır.
Sonuç olarak Türkiye Eğitim Sistemi bilgi çağının eğitim yöntemi olan yapılandırıcı eğitime alt yapı olarak hazır değildir. Peki! bu sistemi Türkiye’de tam olarak uygulamak istenilirse ne gibi çalışmalar yapılması gerekir? Bunun yanıtı bana göre şu şekilde olmalıdır.
·İlk olarak öğretim programı yeniden gözden geçirilip eksiklikleri tespit edilerek yeniden uyarlanmalıdır.
·Milli Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan ve yapacak öğretmenlerimiz yapılandırıcı eğitim hakkında derinlemesine eğitilmelidir.
·Öğrencilerin üzerlerine düşen görevler öğretmenler tarafından anlatılarak benimsetilmelidir. Bu şekilde öğrenciler sorumlulukların farkına varmış olabileceklerdir.
·Yapılandırıcı eğitimin uygulanacağı tüm okullardaki teknoloji ve materyal eksiklikleri tespit edilerek giderilmelidir. Öğrencilerin kullanabilecekleri tüm kaynaklar okul içinde bulundurulmalıdır. Bu şekilde öğrenci bilgiye ulaşabilecektir.
·Sınıf ortamındaki öğrenci sayısı bir şekilde azaltılmalıdır. Bu şekilde öğretmenler öğrencileri ile daha çok ilgilenebileceklerdir.
Kaynakça
Çınar, O.- Teyfur, E. – Teyfur, M. (2006) İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi
Dursun, G. (2002). Ekonomik Postmodernlik: Üretimin Enformatikleşmesi ve Bilgi. http://www.bilgiyonetimi.org.
Gülpınar, A. (2005). Beyin/Zihin Temelli Öğrenme İlkeleri ve Eğitimde Yapılandırmacı Modeller. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri
Sanal gerçeklik teknolojisi Biyoloji’de birçok konuda kullanılabilir. Hücre yapısı, DNA eşlenmesi, organeller gibi konularda hücre içi resimlerin birleştirişmesi ile etkili bir anlatım yapılabilir.
Sibel Mutlu-Balıkesir Lisesi Biyoloji Öğretmeni
Biyoloji ders konuları, sanal gerçeklikle anlatılmaya çok uygundur. Birçok konuda kullanılabilir. Örnek olarak; hayvanat bahçelerinin panaromik görüntüleri, hayvan türlerinin anlatılmasında kullanılabilir.
Bedia Narlı- Balıkesir Lisesi Edebiyat Öğretmeni
Sanal gerçeklik teknolojisi kütüphanelerin tanıtılmasında kullanılabilir. Buralarda bulunan eserlerin tanıtılması için kullanılabilir.
Kazım Koçer-Balıkesir Lisesi Bilgisayar Formatörü
Okul tanıtımları için bu yöntem kullanılabilir. Ayrıca, turistik bölgelerin ve özelliklerinin öğretilmesi için de kullanılabilir.
Muammer Genç-Karesi İlköğretim Okulu
Son yıllarda gelişmeye başlayan bilişim teknolojileri, insanların bilgiye daha hızlı ulaşmasını sağlamaktadır. Bu teknolojilerin eğitime uyarlanması başta zaman olmak üzere birçok yönde yarar sağlamakta ve eğitim şeklini değiştirmektedir.
Sanal gerçeklik de eğitimde kullanıldığı takdirde bizlere birçok yarar sağlayacaktır. Öğrenciler, bu teknoloji kullanılarak hazırlanmış bir materyal üzerinde çalışma yaparken, hem okuyarak, hem de nesneleri görerek öğreneceği için, bu yöntem daha kalıcı bir öğrenme sağlayabilir.
Sanal gerçekliğin eğitimdeki kullanımına yönelik çok miktarda çalışmalar yapıldığını görmekteyiz. Bu çalışma alanlarını şu şekilde sıralayabiliriz.
Özel Eğitim
Sanal Gerçeklik özel eğitimde önemli roller üstlenmektedir. İngilterede yapılan çalışmada iletişim ve hareket güçlüğü çeken çocukların normal şartlarda engelli oluşlarından dolayı yapabilemeyecekleri yaşantıları sanal gerçeklik ortamları kullanılarak eğitilmeleri sağlanmaktadır. Yine Oregon araştırma enstitüsünde motorlu tekerlekli sandalye kullanan çocukların günlük yaşamda karşılaşacakları olası tehlikeli durumlar sanal gerçeklik ortamları yoluyla yaşanmaları sağlanmakta ve çocukların eğitimleri gerçekleştirilmektedir .
* Öğrencilere fiziki zarar verebilecek deneylerin gerçekleştirilmesi (örn. patlama riski içeren kimyasal deneyler, vb.)
* Zaman / mekan sıkıntılarından dolayı yaşanması olanaksız deneyimlerin öğrencilere yaşatılması (örn. güneş yüzeyindeki patlamalar, fosilleşme, vb.)
Mimarlık
Bir binanın daha iyi tasarlanmasında sanal gerçeklik ortamlarından yararlanılmaktadır. Örneğin bir bina içerisinde engellilerin kullanımına yönelik olarak merdivenlerin nasıl olmasının test edilmesi bu sayede yapılabilmektedir
* örn. bir stadyumda acil çıkış ve güvenlik noktalarının önceden belirlenmesi
Tarih
Geçmişte yaşanan olaylar ve kişilerin gerçeklerinin kopyalarının tarih derslerinde kullanılması öğrencilerin konuları daha iyi anlamalarını sağlamaktadır. Tarih odası adı verilen sanal gerçeklik ortamı sayesinde öğrenciler tarihi olaylara tanıklık edebilmekte ve bu olaylarda yer alan kişilerle etkileşim kurabilmektedirler
Fen ve Matematik
Fen eğitiminde sanal gerçekliğin en önemli kullanım alanlarından birisi kimyadır. 3 boyutlu bilgisayar modelleri karmaşık moleküllerin şekillerini anlamada yardımcı olur. Öğrenciler 3 boyutlu moleküllerin çeşitli özelliklerini kullanarak moleküller arasındaki bağlantıyı ve çekim kuvvetlerini görebilmekte, etkileşimde bulunabilmekte ve hissedebilmektedirler.
Fizik öğrencileri sanal gerçeklik ortamlarını kullanarak fiziksel teorileri test etme şansına sahip olabilmektedirler. Oluşturulan ortamlarda bildiğimiz fiziksel kurallara aykırı durumlar oluşturulabilir. Bu durum tamamen öğrenciye bağlıdır [10]. Örneğin yerçekimi olmadığı durumlarda fiziksel kuvvetlerin etkileri incelenilmektedir.
Sanal gerçekliğin eğitim amaçlı kullanım alanlarından biriside matematik eğitimidir. Görsel olarak anlaşılması zor olan grafikler ve denklemler sanal gerçeklik ortamlarında daha kolay anlaşılır bir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Örneğin, 3x=2y+25 denkleminde öğrenciler 3x’i ya da 2y’yi temsil eden bloklar almakta ve problemi çözmek için parçaları dengede tutmaya çalışmaktadırlar [11].
Tıp Eğitimi
Oluşturulmuş olan sanal kadavra yoluyla tıp eğitimini alan öğrencilerin kadavra üzerinde sayısız denemeler yapabilmeleri sağlanmaktadır. Öğrenci kas ve kemik üzerinde incelemeler yaparken kas ve kemiklerin bistüriye karşı direncini hissedebilmektedir [12]. Bu durum sadece tıp öğrencileri için değil aynı zamanda uzman doktorların da bu teknolojilerden faydalandıkları görülmektedir. Gelecekte Sanal gerçeklik, doktorların karmaşık ve ender operasyonları tekrar etmelerini, birden çok cerrahi yöntemlerin sonuçlarını görebilmeyi, ilaç tedavisinin moleküler düzeyde etkilerini anlamalarını sağlayacaktır.
* Uzmanların bilgi ve deneyimlerinden, çok daha az gelişmiş yerleşim bölgelerindeki insanların yararlanabilmesi amacıyla kullanılmaktadır
* (Örn. İngiltere’nin Ipswich kentinde uygulanan uzaktan-tanı programı)
* Riskli operasyonlar için pratik yapılması amacıyla kullanılabilir
* Korku terapisinde kullanılmaktadır
* (Örn. örümcek ve yükseklik fobilerinin tedavisinde)
Askeri ve Havayolu Endüstrisi:
Askeri ve sivil amaçlı pilotların eğitiminde sanal gerçeklik simülatorleri kullanılmaktadır. Aynı şekilde hava trafik kontrollerinin eğitiminde de sanal gerçeklikten yararlanıldığı görülmektedir. Askeri amaçlı birçok sanal savaş oyunları tasarımları yapılmaktadır.
Sanal gerçeklik eğitim alanında hem öğrenciler hem de öğretmenler açısından oldukça kullanışlı ve olumlu sonuçlar doğuran teknolojik bir araçtır. Sanal gerçekliğin okullarda kullanılması öğretmenlerin yükünü oldukça hafifletmektedir. Sanal gerçeklik ortamlarında öğretmenler, öğrencilerin keşfetmelerini ve öğrenmelerini kolaylaştırıcı bir role sahiptir. Öğretmenler, öğrenci sorularını sadece cevaplayan kişiler olmaktan ziyade, öğrencilerin kendi kendilerine keşfetmelerinde ve yeni fikirler üretmelerinde rehberlik yaparlar. Sanal gerçekliğin eğitim alanında kullanılmasının öğrenci açısından pek çok yararları bulunmaktadır. Bu yararları aşağıdaki gibi maddeler halinde sıralamak mümkündür:
Motivasyonu arttırır.
Öğretilecek konunun bazı özelliklerini ve önemli noktalarını diğer yöntemlere göre daha gerçekçi bir biçimde gösterir.
Uzun mesafelerden gözlem yapma olanağı sağlar.
Daha önce deneylere ve öğrenme ortamlarına katılma imkanı bulamammış özürlü öğrencilerin bu ortamlara katılmalarına olanak sağlar.
Yeni anlayışların gelişmesi için olanaklar sağlar.
Her öğrencinin kendi öğrenme hızına göre deneyim yaşamasına ve böylelikle öğrenme olayını daha etkin bir biçimde gerçekleştirmesine izin verir.
Öğrencilere sınırlı sınıf ortamlarında sıkıştırılmış zamanlarda deneyim kazandırmaktan ziyade daha geniş bir zaman aralığı sağlar.
Karşılıklı bir etkileşim gerektirdiğinden öğrencilerin pasif durumdan aktif konuma geçmelerini sağlar.
Sanal tur, görsel öğrenmeyi destekleyen ve kalıcı öğrenmeyi sağlayan yaralı bir aktivitedir. Aşağıdaki dersler, kullanılabilirlik ve ders içeriği açısından sanal tura uygundur:
Biyoloji derslerinde kullanım:
* Biyoloji derslerinde hücre konusunda, hücre içinin resimleri çizilerek hücrenin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi sağlanabilir. Bir hücrede bulunan ribozom, mitokondri,lizozom gibi organellerin resimleri çizilerek her biri linklendirilip, bu linklere tıklandığında ilgili organel hakkında bilgilerin ekrana gelmesi şeklinde kullanılabilir. Sanal turda sadece panaromik değil, normal fotoğraflarda birleştirilip tur düzenlenebildiği için, organeller arası geçiş linkleri konularak, hücre içinin ve her bir organelin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi sağlanabilir.
* Ayrıca bir hücre ile farklı diğer hücreler arasına linkler konularak da, farklı hücre tiplerinin öğretilmesi sağlanabilir. Kan hücresi, alyuvar, akyuvar hücresi, kas hücresi, sinir hücresi gibi farklı hücre tiplerinin resimlerinin çizilip, her hücrenin kendi içindeki organelleri arasına ve hücre tipleri arasına konulan linklerle, hücre konusu detaylı bir şekilde öğretilebilir.
Böylece, öğrenciler hücrelerin farklılıklarını, hücre yapısını, organelleri ve çalışma mekanizmasını öğrenebileceklerdir. Böyle bir çalışma, görsel anlamda güçlü bir materyal olacağı için; konuyu, daha kalıcı ve öğrenilmesi daha zevkli bir hale getirecektir.
· Aynı mantıkla, DNA,RNA eşlenmesi, mayoz ve mitoz bölünme ve daha bir çok konuda Sanal Tur teknolojisinden yararlanılabilir
· * Hayvan türlerinin anlatılabilmesi için, bir hayvanat bahçesinin panaromik resimleri çekilerek, hayvanların bulunduğu bölgelere link verilip, ilgili hayvanlar hakkında bazı bilgilerin gösterilmesi ile Sanal Hayvanat Bahçesi şeklinde bir çalışma yapılabilir.
· * Yine aynı şekilde canlıların sınıflandırılması konusunda da, bazı canlıların fotoğrafları çekilip, bazılarının da resimlerinin çizilmesi ile Sanal Tur teknolojisi ile öğretim yapılabilir. Ayrıca bitki türlerinin de öğretilmesinde kullanılabilir.
· * Çevre kirliliği, ekosistem gibi konuların öğretilmesinde de kullanılabilir.
* Ekosistemin işleyiş biçimi, basamaklar ve her basamağa ait bazı canlı türleri örnek gösterilerek, bu ekosistem ve canlılar hakkında bilgiler linkler halinde verilebilir. Ve farklı ekosistemler arası geçişler de yapılarak, öğrencilerin ekosistem çeşitlerini ve işleyişini öğrenmesi sağlanabilir.
* Çevre kirliliği konusunda da, çevreyi kirleten atıklar ve bunların resimleri sunularak kullanılabilir. Çevrenin kirlenmeden önceki haline ait fotoğraflarla, kirlendikten sonraki haline ait fotoğraflar konularak, bunlar arasındaki farklılıklar karşılaştırılıp, buna neden olan faktörler incelenebilir.
Coğrafya desinde kullanım:
Dünyanın güneş etrafındaki yıllık hareketinin anlatılabilmesi için bir çalışma hazırlanabilir.
Örneğin, şekildeki gibi bir resim gösterilip sonra bu resimdeki dört farklı konum ayrı ayrı resimlendirilerek, öğrencinin resmi ayrıntılı incelemesi sağlanabilir ve her dönüş hareketinden sonraki özel durumlar ve sonuçlar ayrı linklerle ilişkilendirilerek bilgiye ulaşım sağlanabilir.
Böylece öğrenci dünyanın dönmesi sonucunda oluşan durumları (gündüz gece eşitliği, gündönümü, mevsimlerin oluşması gibi) görsel bir materyal üzerinden kendi istediği gibi dolaşarak öğrenebilecektir. Burada, mevsimler hakkındaki bazı bilgiler de linkler, resimler üzerine konulan linkler aracılığıyla verilebilir. Ayrıca, mevsimler aynı şekilde bazı fotoğraflarla da ilişkilendirilerek, öğrenci linkleri tıkladığında mevsimler hakkındaki bilgilerle baz fotoğraflara birlikte ulaşabilecek, böylece görsel olarak kalıcı bir öğrenme sağlanabilecektir.
GÜNEŞ SİSTEMİ
Güneş sistemi konusu anlatılırken şekildeki gezegenlerin ayrı ayrı resimleri konulup bu resimler arasına bağlantı koyularak bir tur düzenlenebilir. Her gezegen kendi içinde linklenerek, ilgili gezegenle ilgili bilgi, resim ve fotoğraflar konulup güneş sistemi konusu anlatılabilir.
Kıtaların anlatılmasında da Sanal Tur çalışmalarından faydalanılabilir. Her kıtanın resimleri, linklerle birbirine bağlanarak her kıtanın özellikleri öğretilebilir. Ayrıca kıtaların fotoğrafları da konulabilir.
Ülkeler konusunun anlatılmasında da kullanılabilir. Her ülkenin resimleri ya da haritası birleştirilip, linklerle aralarında bağlantı sağlanabilir. Kendi içlerindeki linklerle de ülkelerin özellikleri öğretilebilir. Böylece öğrenciye sanal bir dünya turu yaptırılabilir.
Aynı şekilde bölgeler konusunda yararlanılabilir. Her bölgenin resimleri aracılığıyla, yer altı zenginlikleri, iklim özellikleri, tarihi eserleri gibi konular öğretilebilir.
Ayrıntılı bir Türkiye haritası eklenerek, haritadaki illere linkler verilip, her ilin görüntüleri ve hakkındaki bilgiler de öğretilebilir. Her il için, kendi içinde önemli yerlerinde panaromik çalışmalar yapılıp öğrencilere izlettirilebilir.
Turistik bölgelerin anlatımında da kullanılabilir. Ülkemize ait turizm bölgelerinin panaromşk fotoğrafları çekilerek, sanal bir tur düzenlenebilir. Panaromik fotoğraflar üzerine eklenen linklerle de, öğrencilere gerekli bilgilerin verilmesi sağlanabilir.
Tarih dersinde kullanım:
Bazı tarihi mekanların gezilip, bu mekanlar hakkında bilgi sağlamak amacı ile kullanılabilir. Birçok öğrenci, maddi sıkıntılar, ulaşım zorlukları, zamanın kısıtlılığı gibi etkenler yüzünden tarihi yerleri görememektedir. Bu gibi durumlarda Sanal Tur çook faydalı olabilmektedir. Tarihi mekanların panaromik fotoğrafları çekilerek, bu fotoğraflar arasına konulan linklerle mekan sanal olarak gezilebilir ve bu yerler hakkında bilgi edinilebilir.
Örnek olarak, Çanakkale savaşı konusunun anlatımından sonra, Çanakkale’de yapılan panaromik bir çalışmanın öğrencilere gösterilmesi ve sanal tur aracılığıyla da bazı bilgilerin verilmesi konunun kalıcı olarak anlaşılmasını sağlayabilir. Ayrıca çalışma, o döneme ait bazı fotoğraf ve r esimlerle de desteklenerek, görsel yönden zengin bir anlatım sağlanabilir.
Yine tarihte Osmanlı Padişahları ve her Padişahın döneminin özellikleri anlatılırken de Sanal Tur kullanılabilir. Her padişahın resminin olduğu bir resim linklendirilerek, herhangi birine tıklandığında, o Padişahın döneminde yaptığı savaşlar, ülke yönetiminde benimsediği politikalar gibi konular, resimlerle desteklenerek anlatılabilir.
Müze gezileri de, Sanal Tur için ideal bir kullanım alanıdır. Bu gezilere katılamayan öğrenciler için, ya da sınıfça müze gezisinin mümkün olmadığı zamanlarda bu yöntem kullanılabilir. Müze fotoğraflarının, panaromik olarak düzenlenmesi ile öğrenciler Sanal Tur yapabilir. Bu yöntemle, müzede bulunan tarihi eserler hakkında bilgi de verilebilir.
Kimya dersinde kullanım:
Elektronların dağılımı, birleşmesi, atomun özellikleri gibi konularda kullanılabilir. Örneğin, iki elektronlu bir atom modeli çizilip, etrafındaki elektronlar gösterilir ve bir de bu atoma biraz uzak bir mesafede elektron çizilir. Daha sonraki görüntüde ise bu elektronun, atoma yaklaşıp, atomun 3 elektronlu hale gelmesi adım adım anlatılır. Bu olay sonrası değişme, atomda meydana gelen farklılıklar, linkler aracılığıyla anlatılabilir. Burada elektron, nötron, proton gibi parçacıklar da gösterilerek, üzerlerine eklenen linklerle haklarında bilgi sağlanabilir.
Edebiyat Dersimde kullanım:
Edebiyat dersinde eserlerin tanıtılması için kullanılabilir. Bu konuda çok ayrıntılı bir çalışma yapılabilir. Bir kütüphanenin panaromik olarak fotoğrafları çekilir ve birleştirilir. Daha sonra, kitaplara linkler eklenir ve bu linklere tıklatıldığında ilgili kitap, ekrana gelir. Kitabın özeti, yazarı, kitap hakkındaki bazı bilgiler gösterilir. Böylece öğrenci kütüphane içinde sanal olarak dolaşarak, eserler hakkında bilgiler edinebilecektir.
Okul Tanıtımları:
Sanal Tur okul tanıtımlarında da kullanılabilir. Özellikle, üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin tercih konusunda, fikir edinebilmeleri için bu yöntemin kullanılması, öğrencilere büyük kolaylık sağlayacaktır. Üniversitelerde yapılan Sanal Turlarda gezinerek, gitmek istedikleri yerler konusunda fikir ve bilgi sahibi olabilirler.
Eğitim: Özel Eğitim Merkezleri, Anaokulları, Kreşler, Kolejler, Dershaneler, Eğitim Kursları.
Hizmet (Turizm-Eğlence): Otel-Moteller, Tatil Siteleri, Kamp Alanları, Pansiyonlar, Restoranlar, Oyun Salonları, Disco-Barlar, Cafebarlar, Alışveriş Merkezleri, Düğün ve Kokteyl Salonları.
Kültür-Sanat: Kültür-Sanat Merkezleri, Konser Salonları, Müzeler (Belediyeler), Ören Yerleri, Açık alan Şehir Tanıtımları, Park-Bahçeler, Halk Eğitim Merkezleri, Galeriler, Toplantı Salonları, Kongre Merkezleri, Fuarlar, Sinemalar, Dans Stüdyoları, Spor Kulüp ve Tesisleri, Kitapevleri, Tiyatrolar.
Otomotiv-Ulaşım: Oto Galeriler, Sanayi tesisleri, Araç Dizayn Şirketleri, Seyahat Acenteleri, Seyahat Acente Tesisleri, Yarış Pistleri.
İnşaat-Emlak: İnşaat Alanları, Örnek Daireler, Dükkanlar, Seramik Ve Fayans Ürünleri ve Satış Mağazaları.
Mobilya ve Dekorasyon: Mobilya İmalathaneler, Hazır Mutfak, Hazır Banyo, Satış Mağazaları
Bunların dışında Çiftlikler, Üretimhaneler, Fabrikalar, ve bunun gibi internet üzerinden detaylı olarak tanıtmak, göstermek, sergilemek istenen bütün mekanlarda “Sanal Tur” kullanılabilir.
3 boyutlu panoramik fotoğraflar sayesinde bilgisayar ve internet ortamında interaktif olarak ziyaretçiye mekânın içindeymiş hissi yaratarak istediği gibi dolaşmasını sağlayan bir uygulamadır.
Sanal tur uygulamaları bir mekânı internetten tanıtmanın en etkili yöntemidir. 360*180 derecelik bir bakış açısıyla mekânı internetten gezen kişi, durup etrafına bakınabilir, detayları inceleyebilir. Kelimenin tam anlamıyla “SANAL TUR” yapabilir. Panoramik fotoğraflarla, üzerine yerleştirilebilen interaktif kapılar sayesinde sonraki panoramaya çok rahat geçilebilmekte ve mekân üzerindeki kontrol ziyaretçiye bırakılmaktadır.
Fare (Mouse) yardımıyla sağ-sola ve yukarı-aşağı gezinerek mekân hakkında en gerçekçi fikre sahip olunabilir. Farenin sağ tuşu veya klavye (shift/ctrl tuşları) yardımı ile yakınlaştırma veya uzaklaştırma yapmak da mümkündür. İsteğe bağlı olarak fare veya klavye kullanılmadan kroki veya harita üzerinden de sanal gezinti yapılabilir. “Sanal Tur” Internet ortamında kolay yüklenilebilir ve hızlı seyredilebilir olması sebebiyle Video 'dan daha hızlı ve etkin bir tanıtım aracıdır. Ziyaretçilerin videodan farklı olarak istedikleri yöne bakabilmeleri ve gezintiyi kendileri yönlendirebilmeleri nedeniyle daha çok tercih edilmektedir. Bu sunum ile mekânın akılda kalma oranı çok daha yüksektir. Daha dikkat çekici ve yüksek etkiye sahiptir. Ayrıca görüntü kalitesi videodan çok daha yüksek, boyutu ise daha küçüktür.
İstenildiği taktirde her panoramik görüntüye tanıtım amacıyla ses eklenebilir veya istenilen bir müzik her panoramaya ayrı ayrı entegre edilebilir. Dahası panoramik görüntü içerisine normal fotoğraflar da eklenebilmektedir.
PANAROMA NEDİR?
1. En ince ayrıntının ele alındığı genel görünümdür. 2. Fransızca manzara anlamına gelir. 3. Çevrenin kesintisiz manzarasıdır. 4. Panorama eni boyunun dört katından büyük resimlere verilen genel addır. 5. Panorama genel olarak yatay görüş açısı 100 derece ve üzeri olan resimlerdir. 6. Bazen kafanızı yada gözlerinizi yatay olarak hareket ettirmeden göremeyeceğiniz kadar geniş bir alanı kapsayan fotoğraflardır. 7. Bir doğal ya da kentsel manzarayı ufka kadar uzanan ve çok geniş bir bakış açısıyla betimleyen resimdir.
Görme yetersizliğini tanımlamada bilinmesi gereken 2 kavram vardır. Bunlar görme keskinliği ve görme alanıdır.
Görme keskinliği, belli bir mesafeden ( 20 feet) görme ve ayrıntıları ayırt edebilme yeteneğidir.
Görme alanı, dümdüz karşıya bakarken başımızı sağa sola oynatmadan görebildiğimiz alandır.
Kör, bu iki kavrama göre görme keskinliğinin 20 / 200’ ine sahip olan ve görme alanı sadece merkezdekilerle sınırlı olan kişidir. Yani normal bir insan 6 metrelik bir görme keskinliğine sahipse, kör olan birey 6 cm.lik bir görme keskinliğine sahiptir.
Az gören birey ise görme keskinliği 20/70 ile 20/200 arasında olan ve gözlük, büyüteç gibi yardımcı araçlarla veya büyük puntolu yazılar, aydınlatma, zıtlık, çevre düzenlemeleri … vb materyallere ve düzenlemelerle görme gücünden yararlanabilen kişidir.Yani normal gören kişi 6 metrelik görme keskinliğine sahipken az gören kişi 60 santimetre ile 2metre arasında bir görme keskinliğine sahiptir.
Görme yetersizliği, diğer yetersizliklere oranla rastlanma sıklığı düşük bir yetersizliktir. Küçük çocuklardan çok yetişkin bireylerde görülen bir yetersizlik ve toplumun %15’i ile %56’ sında bu duruma rastlanıyor. Görme yetersizliği olan bireylerin ise %25’i gören okuyucu, %10’u Braille okuyucusu, %7’si de işitsel okuyucu olarak adlandırabileceğimiz derecede görme yetersizliğine sahip.
Bu konuda dikkat etmemiz gereken en önemli husus, görme yetersizliğinin bireylerde farklı şekillerde olduğu ve duyuların etkin kullanımına göre öğretimsel süreçlerde değişikliğe gidilmesi gerektiğidir.
GÖRME YETERSİZLİĞİNİN SEBEPLERİ
Görme yetersizliğinin 3 tür sebebi vardır. Yapısal sebepler, gözün işleyişinden kaynaklanan sebepler ve kortikal görme yetersizliği.
1- Yapısal sebepler
Gözün yapısında meydana gelen zedelenmeler sonucu ya da genetik faktörlere dayalı olarak gelişen sebeplerdir.
Bu zedelenmeler, hamilelik sırasında annenin kızamıkçık gibi ateşli hastalıklar geçirmiş olmasına, aldığı bazı ilaçların yan etkilerine ya da annenin röntgen ışınlarına maruz kalması gibi sebeplere bağlı olabilir. Doğum sırasında meydana gelen bazı zorluklar ya da doğum sonrasında geçirilen ateşli hastalıklar, kazalar, zehirlenmeler…vb sebeplere de bağlı olabilir.
2-Gözün işleyişinden kaynaklanan sebepler
Az önce bahsettiğimiz, gözün işleyiş mekanizmasında oluşan bazı problemlerle oluşan yetersizliklerdir. Örneğin gözün işleyişindeki kırılma hataları sebebiyle miyop, hipermetrop, astigmat gibi rahatsızlıklar meydana gelmektedir
3-Kortikal görme yetersizliği
Beyindeki görme merkeziyle ilgili var olan bir problem sonucu yaşanan görme yetersizliğidir. Bir tedavisi yoktur ve gözün yapısı ile işleyişi ne kadar düzgün olursa olsun, gözden gelen veriler beyinde algılanmadığı için görme sağlanamaz.
GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN ÖĞRENCİLERİN ÖZELLİKLERİ
Görme yetersizliği olan öğrenciler kendi aralarında farklılıklar gösterirler. Bazıları becerikli ve yetenekli olabilir. Bazılarının da tersine çoklu yetersizlikleri olabilir. Ebeveynler ve aileler de bu özelliklere göre çocuğun yetersizlik düzeyini tespit etmeli, bunu geliştirmeye çalışmalıdır. Hepsinin yetersizliği farklı düzeylerde olabileceği ve farklı şekillerde bunu geliştirebilecekleri düşünüldüğünde, öğrencilerin özenle gözlemlenmesi gerektiği sonucuna varmalıyız. Öğrencinin öğrenmeyi nasıl kullanabileceğitespit edilmeli ve öğretim buna göre yapılmalıdır.
Görme yetersizliği olan öğrencilerin, normal görebilen öğrencilerden farklı bazı özellikleri olur. Bilişsel özellikler, akademik başarı, sosyal beceriler ve davranış özllikleri bakımından gören akranlarına oranla eksiklikler yaşarlar.
Bilişsel özellikler çevrede hareket etme, dokunma, keşfetme, girdiği ortamı gözlemleyebilme, hızlıca tarama gibi özelliklerdir. Bu alanda eksiklikler yaşarlar. Örneğin minare, gökyüzü, yıldızlar gibi büyük ve uzak cisimleri ya da soyut kavramları normal öğrencilerin anladığı yollardan öğrenemezler.
Akademik başarı,okuma yazma konularında ve derslerinde yapacağı çalışmalarla ilgili eksiklikleri kapsar.
Sosyal beceriler, sosyal yaşantılarında yaşayacakları eksiklikleri kapsar. İnsanlar sosyal alışkanlık ve becerileri gözlemlerle edinir.Örneğin konuşurken insanların yüzüne nasıl bakıldığı, sohbet ederken yüzün nasıl ifadeler aldığı, yemek yerken nasıl davranıldığına dair gözlemler yapamazlar. Bu konularda eksiklikler yaşarlar.
Davranış özellikleri ise, normal insanların davranışlarından farklı gösterebilecekleri davranışları ve eksiklikleri kapsar. Yapıcı olmayan, bir işleve hizmet etmeyen bazı hareketlerde bulunabilirler. Fakat bu davranışlar görme yetersizliğiyle doğrudan alakalı değildir. Bu tip davranışlar, görme yetersizliğine bağlı olarak kendini yetersiz ya da sosyalleşmemiş hissetme, kendine güvenmeme, akranlarından ayrı tutulmuş olma ve günlük gereksinimlerini karşılayamama gibi sebeplerden meydana gelmektedir.
GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN ÖĞRENCİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Görme yetersizliğinin değerlendirilmesi için öncelikle aile tarafından bu durumun farkına varılması, sonra uzman bir hekim tarafından kesin tanı yapılması ve tıbbi tanımlamalardan sonra da öğrencinin eğitsel incelemeye alınması gerekir.
Görme yetersizliği olan bireyleri farketmede bazı ipuçları vardır. Bunlar: Gözlerinin önünde bulunan ilgi çekici eşyaları takip edememe ya da farkına varamama, uzun süre aynı yere bakma, farklı bir şekilde gözlerini döndürme, gözlerini ışıktan kaçırma ve gözlerinde titreme, sağa sola amaçsız uzanma ve sık sık düşme, renkli bir resmin renklerini ayıramama, gözlerde kızarma ve yaşarma, gözlerinin ortasında bulanıklık ve ışık geldiğinde parlama, sık sık gözlerini ovma ve kaşıma. . .vb davranışlardır.
Anne baba tarafından ya da okuldaki öğretmeni tarafından, görsel uyaranlara beklenen tepkiyi vermediği fark edilen birey göz hekimlerince incelenir. Göz hekimi, bireyin gözündeki uzak-yakın görme keskinliği, görme alanı, kas fonksiyonları, göz içi basıncı ve renk duyarlılığı işlevlerini inceler. Bu incelemeden sonra kesin tanı yapılır. Görme eksikliği varsa birey Rehberlik ve Araştırma Merkezine götürülüp eğitsel incelemeye alınır.
Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde bireysel zeka ve başarı testleriyle birlikte, bireye en uygun hizmet için çok yönlü bir değerlendirme yapılır. Çok yönlü değerlendirme testleri, öğrencinin görmeyi nasıl kullandığına dair bilgiye ulaşılmasına ve buna göre hangi okuma yazma araçlarının daha uygun olacağının saptanmasına yönelik bir testtir. Örneğin, değerlendirme sonucunda öğrencinin büyük puntolu yazıları okuyabileceği, 1 metre uzaklıktaki nesneleri görebileceği, beyaz zemindeki yazıları algılayabileceği gibi bilgilere ulaşılır.
Bu değerlendirmelerden sonra, yetersizliğin, öğrenciyi olumsuz etkileyip etkilemediği değerlendirilir. Değerlendirme ekibi, öğrencinin özel eğitim alması gerektiği kanısına varırsa öğrenci Görme Engelliler Okulu’na yerleştirilir. Sonrasında sınıf öğretmeni ve özel eğitim öğretmeni tarafından çocuğun gereksinimleri için özel bir değerlendirme yapılır ve öğrenciye bu gereksinimlere göre bir öğretim hizmeti planlanır.
ÖĞRETİM HİZMETLERİNİN PLANLANMASI
Öğretim hizmetlerinin planlanması, öğrencinin performans düzeyinin belirlenmesinden sonra özel gereksinimlerine göre yapılır.
Öğrencinin temel eğitim alanlarına göre bazı özel uyarlamalar yapılır. Bunlar kavram gelişimi ve akademik beceriler, sosyal ve duyuşsal beceriler, yönelim (oryantasyon) ve bağımsız hareket becerileri, iş ve mesleki beceriler alanlarındadır.
ÖĞRETİM SÜREÇLERİNDE UYARLAMALAR
Öğretim süreçlerinde okuma yazma, günlük yaşam, bağımsız hareket, kavram gelişimi, duyuşsal gelişim, yönelim ve haritacılık,seyahat teknikleri ve teknolojik destek konularında uyarlamalar yapılır.
1-Okuma yazma konularında, kör bireyler içinBraille Alfabesi ya da alternatif basılı materyaller yaygın olarak uygulanır.
Az gören bireyler içinse büyük puntolu yazılar (normal bireyler 12 punto iken, az görenler için en ez 30 punto), büyütücü cihazlar, aletler ve lensler. . .vb araçlar kullanılır.
Braille alfabesini kullanarak yazı yazmanın 2 yolu vardır. Bunlardan biri Braille daktilosu, diğer ise tablet ve kalemdir. Braille daktilosu üzerinde 6 tane tuş vardır. Tuşların her biri ile 6 noktadan biri yazılır. Yazılacak harfte ne kadar nokta varrsa o tuşlara aynı anda basılır. Bu 6 noktanın çeşitli kombinasyonları ile rakamlar, harfler, noktalama işaretleri ve matematiksel işaretler yazılabilir.
2.yol için ise tablet ve kör kaleminin kullanımı gerekir. Tablet, üzerinde 6 noktalı hücrelerinbulunduğudikdörtgen şeklinde bir çerçevedir. Tablet, üst üste oturtulmuş 2 levhadan oluşur.Bu levhalar arasına 140 gramlık karton yerleştirilir ve kilitlenir. Kör kalemi kullanılarak yan yana dizilmiş hücrelerin her birine bir harf basarak kabartmalar oluşturulur. Tablet üzerinde yazma işlemi sağdan sola yapılır. Yazma işlemi bittikten sonra karton, tabletten çıkartılır ve okuma işlemi soldan sağa doğru gerçekleştirilir.Braille daktilosuna göre, tabletintaşınabilir bir özelliği vardır.
2-Günlük yaşam konularında ise Kişisel temizlik, giyinme- soyunma, elbiselerin bakımı, yemek yeme, parayı kullanma, yiyecek hazırlama, alışveriş yapma, telefonu kullanma, sağlıklı olma, zaman kavramı, kendini koruma, problem çözme ve karar verme becerilerini geliştirebilmek için uyarlamalar yapılır.
3-Bağımsız hareket konusunda yapılan uyarlamalar 2 türde olur. Bunlardan biri yönelim (oryantasyon), diğeri ise dolaşmadır. Yönelim, bir öğrencinin bulunduğu alanı tanımasıdır. Bağımsız hareket ise öğrencinin bir yerden bir yere tek başına gidebilmesidir.
4-Kavram gelişiminde ise vücutla ve vücut hareketleriyle; uzayla yani yer, zaman, miktar, şekil, uzaklık- yakınlık konularıyla; çevreyle yani nesneler, arazi ve yapılaşmayla ilgili kavramlarla ilgili uyarlamalar yapılır.
5-Duyuşsal gelişim alanında görmeyi kullanma, sesleri ayırt etme, dokunarak cisimleri yorumlama, kokularla nesneleri ve insanları ilişkilendirme, hareket halindeyken vücut duruşunu ayarlama. . .vb becerilerini kazandırmaya yönelik uyarlamalar yapılır.
6-Yönelim ve haritacılık alanında, düşen nesnenin yönünü bulma, tanıdık ortamlara yönelim, bildiği bir yere gidebilme, basit bir haritayı yorumlama, çeşitli ortamlarda bağımsız hareket edebilme gibi becerilere ilişkin uyarlamalar yapılır.
7-Seyahat teknikleri,bireyin bağımsız hareketine yardımcı olacak yöntemlerle ilgili bir uyarlamadır. 3 tür seyahat tekniği vardır.
a.Uzun Baston:Kişi,elindeki bastonu karnının biraz üzerinde tutarak, ucunu yere değdirerek önündeki nesneleri yoklar. Çukuru, tümseği, kaldırımı, yolu, insanları ve önündeki nesneleri bastonun ucunu etrafında dairesel şekilde sağa sola geçirerek yoklar. Böylelikle belinin altında kalan bölgeleri çarpmalardan korumuş ve nesneleri yoklamış olur.
b.Rehber Köpek: Büyük, seri ve bireyin uyum sağlayabileceği bir köpek rehberliğinde kişi seyahat eder. Bunun için bireyin, köpeğin bakımı ve eğitimi hakkında bilgisi olması gerekir.
c.Gören Rehber: Görme yetersizliği olan bireyin, gören bir bireyin koluna girerek yarım adım ilerisinden onu takip ederek seyahat etmesi yöntemidir. Bağımsız hareket ilkelerine uymadığı ve kişiyi gören bireye bağımlı kıldığı için avsiye edilmeyen bir yöntemdir.
8-Teknolojik destek konusunda ise iletişim ve yönelim alanlarında uyarlamalar yapılmıştır. Teknoloji bu 2 alanda, görme yetersizliği olan bireylerin eğitimine çok katkı sağlamıştır. Ortamdaki nesneleri algılamaya yarayacak bazı cihazlar, gözlükler, lensler, teleskop, kasetle okunan kitaplar, ölçme cihazları, grafik kağıdı, yazılı kağıtlar, takvimler, flaş kartları. . . vb cihazlar geliştirilmiştir.
SINAV ORTAMLARINDA UYARLAMALAR
Genel ve özel eğitim alanlarında yapılacak değerlendirmelerde, öğrencinin özel gereksinimlerine göre sınav ortamında, sınav süresi ve zamanında, sınav soruları ve yönerge sunumlarında ve öğrencinin sınav sorularına vereceği tepki türünde bazı uyarlamalar yapılabilir.
Örneğin materyallerin ses çıkarması gibi durumlarda öğrenci, gören akranlarından farklı bir sınıfta ısnava tabi tutulabilir. Özel aydınlatma ve renk düzenlemeleri gibi öğretim ihtiyacına göre bazı uyarlamalar yapılabilir.
Sınavda öğrencinin özel durumuna göre ek süre getirilebilir, bu süre bireysel olarak ayarlanabilir ya da kısa oturumlar halinde gerçekleştirilebilir.
Sınav soruları ve yönerge sunumları öğrenciyeBraille Alfabesi ile ya da ses kaydı olarak verilebilir. İhtiyaca göre özel materyaller ve cihazlarla da olabilir.
Sınav sorularına Öğrencilerin verebileceği tepki türü ise Braille alfabesi ile olabilir. Öğrenci bu durumda soruların cevaplarını Braille alfabesiyle yazar, özel eğitim öğretmeni bu cevapları normal yazıya dönüştürür ve genel eğitim öğretmeni, özel eğitim öğretmeninin çevirdiği cevaplara göre değerlendirme yapabilir. Ya da öğrenci başka birinin yardımı ile yazarak, işaretleyerek de cevap verebilir.
GERÇEK HAYAT ORTAMLARINDA UYARLAMALAR
Görme engeli olan bireylerin özel eğitim kurumları ve görme engelli bireylerin eğitimini üstlenen kurumlar tarafından gerçekleştirilen eğitim süreçlerinin dışında bir de günlük yaşamlarında karşılaşabilecekleri sorunlar için de toplumsal olarak geliştirilen bazı çözüm yöntemleri vardır. Bu yöntemler, kişinin kamuya açık alanlarda yaşayabileceği problemleri en aza indirgemek için yardımcı olabilecek bir takım yöntemlerdir.
Bu yöntemlerin faydalı olabilmesi için özel eğitim kurumlarının yanısıra, diğer insanların da üstlenmesi gereken bazı sorumlulukları vardır. Bu davranışların topluma, devlet destekli kurumlar ve sivil toplum örgütleri aracılığıyla kazandırılması gerekmektedir. Toplumun bu konuda bilinçlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu davranışlar şunlardan oluşabilir:
Dışarda, görme engelli bir bireyle karşılaşıldığı zaman, insanların onlara yardımcı olmaları gerekmektedir. Karşıdan karşıya geçme,yönlerini bulma,herhangi bir işi yapabilmeleri için onlara yardımcı olunmalıdır.
Belirtilmesi gereken bir diğer önemli nokta da,insanların görme engelli bireyler hakkındaki düşüncelerinin değiştirilmesi gerektiğidir. Yaptığımız araştırmalar ve gözlemlerden edindiğimiz bilgilere göre; normal bireyler görme yetersizliği olan bireyleri normal bireyler olarak görmeyip, engellerini sürekli göz önünde bulundurarak birtakım uygun olmayan davranışlar sergilemektedirler. Görme yetersizliği olan bir bireye nasıl davranması gerektiğini bilen bir toplum olmamızın önemi büyüktür. Ülkemizde yaşayan insanların bu konuda daha bilinçli olmaları sağlanmalıdır. Bunu sağlamak için de eğitim sistemimizde, engeli olan bireylere ilişkin eğitime mutlaka yer verilmelidir.
Şimdi, kamuya açık alanlarda yapılabilecek düzenlemelerden bahsedelim. Bunları şu şekilde gruplandırabiliriz:
1- Trafik ve Ulaşımda Erişebilirlik
Yolların, kaldırımların, toplu taşıma araçlarının ve durakların, üst ve alt geçitlerin engellilerce erişebilir hale getirilmesi için bir takım çevre düzenlemeleri gerekmektedir.
a. Kabartma (Hissedilebilir) Haritalar:
Cadde üzerinde bazı noktalara kurulacak kabartma haritalarla bir takım bilgiler görme engelli için erişilir hale getirilir. Bu haritalar normal puntolu yazılar ve uygun kontrastlı renklerle donatılırsa az görenlerin ve görenlerin de erişimi sağlanmış olur. Ayrıca, haritalar konumlandırılırken tekerlekli sandalye kullanıcılarının da ihtiyaçları göz önünde bulunmalıdır. Caddelerde kullanılan haritalarda kenar materyallerinin kullanımı ile engellinin ihtiyaç duyacağı bilgiler aktarılır. Bu haritaların içerdiği bir takım bilgiler şunlardır:
· Cadde kavislerinin gösterimi
· Ana cadde ve tali yolların gösterimi
· Cadde üzerindeki yapıları ve farklı yüzeylerin gösterimi
· Demir yolu ve otobüs duraklarının gösterimi
· Referans çizgilerinin gösterimi
b. Kabartma (Hissedilebilir) Kaldırım Döşemeleri
Diğer kaldırım döşemelerinden farklı yükseklik ve özelliklere sahip kaldırım döşemeleri sayesinde görme engelli yayanın çevre hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmasını sağlar. Ayrıca, yürüme zorluğu çekenlerin ve tekerlekli sandalye kullanıcılarının ihtiyaçları da göz önünde bulundurulur. Örneğin; alçaltılmış kaldırım kenarları (rampalar) tekerlekli sandalye ve çocuk arabaları için bir gereksinimdir, öte yandan kaldırımın bitişini fark edebilmesi için körün de yükselti farkına ihtiyacı vardır. Bu durumda büyük yükselti farkları kullanmak yerine kabartma döşemeleri kullanmak herkes için erişebilirlik sağlar.
c. Erişebilir Yaya Sinyali (EYS)
Sesli mesajlar ve titreşimli yüzeyler aracılığı ile yaya geçiş zamanlamasını bildire sinyalizasyon sistemidir. İleri derecede görme bozukluğu olanların büyük çoğunluğu 65 yaş ve üzerindedir. Bu kişilerde aynı zamanda işitme kaybının da görülme ihtimalinin yüksek oldukça yüksek. Bu bağlamda titreşimli yüzeyler hem kör hem de sağır vatandaşların erişebilirliğini sağlamakta uygun yöntemdir.
d. Akıllı Duraklar ve Diğer RF Çözümlemeler
Gelişen teknoloji ile birlikte günlük hayatta gittikçe pratikleşmeye başladı. Bilişim teknolojilerinin geldiği noktada, yalnızca engelli vatandaşların değil herkesin hayatını kolaylaştıran birçok uygulama mevcuttur. RF çözümlemelerle ile sağlanabilen uzaktan algılama ve kontrol gibi uygulamalar, engellinin hayatını oldukça kolaylaştıracak şekilde çevreye entegre edilebilir.
Örneğin; RF çözümlemeler ile donatılmış akıllı duraklar sayesinde, durakta bekleyen engelli vatandaşın sürücüye göndereceği bir sinyal ile durakta olduğunu haber vermesi sağlanabilir. Bu sayede toplu taşıma vesaitlerine binişlerde sıkıntı yaşayan engellinin araca binememesi ya da unutulması gibi durumların önüne geçilmiş olur.
Ayrıca; duraklarla araçlar haberleştirilerek, aracın durağa gelişi belli bir süre önce yolcuya bildirilebilir. Bu sayede durakta bekleyen engelli vatandaşlar araca binmek içi gerekli hazırlıkları önceden yapabilir.
Yalnızca duraklar değil, engellilerin kullanacağı diğer güzergâhlar RF vericilerle donatılarak çevre ve mekân bilgisi engelliye ulaştırılabilir. Bunun için engelliye gerekli bilgilendirmeyi sağlayacak bir RF alıcı tahsis edilebilir.
2- Sosyal ve İdari Alanlarda Erişebilirlik
İnsanların vakit geçirebilecekleri sosyal alanların, bir takım resmi ve özel işlerini gerekleştirdikleri kurum ve binaların da engellilerin erişebilirliğine uygun hale getirilmesi için bir takım çevre düzenlemeleri gerekmektedir.
a- Açık Alanlarda Erişebilirlik
Parkların, bahçelerin, pazar yerlerinin, spor alanlarının, çay bahçelerinin erişebilirliği için gerekli düzenlemeler:
I. Parklarda ve oyun alanlarında oyun aletlerinin üzerine görmeyenler için altı nokta kabartma ve az görenler için fontlu plakalar yerleştirilir. Bu plakalar yerleştirilirken dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Gereksiz bilgi ve bilgi tekrarı olmamalıdır. Planları ya da işaretleri okuyup algılamak görmeyenler için görenlere nazaran daha fazla zaman ve dikkat gerektirir. Ayrıca gereksiz bilgilerle doldurulmuş bir ‘işaret ormanı’ görenler için bile ekstra zahmet anlamına gelmektedir. Bu yüzden işaretlerin düzgün ve sade bir şekilde yerleştirilmesi konusu dikkatli bir planlama çalışmasından geçmek durumundadır. Az ve öz bir anlatım olmalıdır.
II. Yüzey materyalli haritalar kullanarak görme engelliye çevre tasviri yapılmalıdır. Bu tasvirde anlatılması gereken noktalar şunlardır :
· Su tasviri
· Yeşil alan tasviri
· Bina gereçleri (özellikle büyük boyutlu) tasviri
· Teknik cihazlar gibi hassas yapıların gösterimi
· Tehlikeli bölge uyarılarının gösterimi
b- Kapalı Alanlarda Erişebilirlik
Kamu binalarının, kültür merkezlerinin, havaalanları ve şehirlerarası otobüs terminallerinin, spor tesislerinin, alış veriş merkezlerinin de engelliler için erişilebilir hale gelmesi için bir takım çevre düzenlemeleri gerekmektedir.
I. Kabartmalı ve Fontlu Tabelalar
Bina içi ve bina dışı kullanıma uygun olup, duvara monte edilebildiği gibi kendi ayaklıkları üzerinde duracak şekilde de tasarlanabilir. Eğimli formları her gruptan kullanıcı için daha kullanışlı olmasını sağlar. Hem görsel hem de dokunsaldırlar. Bu tabelaları çocuklar ve tekerlekli sandalye kullanıcıları da problemsiz bir şekilde kullanabilirler.
Değiştirilebilir harfler kapılarda da kullanılabilir. Böylece odanın işlevindeki herhangi bir değişiklik anında bu işaretler de kolaylıkla değiştirilebilir. Bu tabelalarda kullanılan harfler hakkında bilgi vermek gerekirse;
Prizma kesitleri şeklindeki harflerden oluşmuş yazıdır. Büyük harfler ve bazı özel karakterlerden meydana gelir. Standart olarak 3 farklı yükseklikte (25 mm, 14.5 mm, 10 mm) ve 3 farklı renkte (siyah, beyaz, kırmızı) karakterlerimiz mevcuttur. İsteğe göre özel tasarımlar yapabilmekteyiz.
Piramit yazılar görenler, görmeyenler ve az görenlerin okuyabileceği bir tasarım sağlar. Mat yazılar ve estetik görünüm sayesinde optik netlik sağlanır. Karakterlerin şekli kesiti ve malzemesi körlerin dokunma duyuları ile rahatça okuyabilmeleri imkânını sağlar.
Adını 6 noktalı kabartma yazı sisteminin kurucusu Louis Braille’den alan bu sistemi, kabartma yazı okuyabilen körler için projeye dâhil etmek kaçınılmazdır. Ülkemizde sonradan kör olanların sayısının oldukça fazla olması nedeniyle, Braille okuma becerisine sahip olanların oranı oldukça düşüktür. Sonradan kör olanlar içinse, normal harfleri dokunarak tanıyabilecekleri için, piramit yazılar –özellikle kısa olanlar- daha hızlı okuma ve algılama sağlar. Ancak tabi ki 6 nokta bilenler için en uygun çözüm Braille yazıdır.
Piramit yazı, aynı zamanda, bütün kullanıcılara hitabeden bir yöntemdir.
** Görmeyenler karakterin üstündeki yassılığı takip ederek şekli algılar
** Az görenler için karakterlerin geniş bir tabana yayılması okuma kolaylığı sağlar
** Net ve estetik bir genel görünüm ise görenlerin kolayca okuyabilmesini sağlar
II. Yer Çizgileri
Ana tabelaların yerleşimi aynı zamanda yer çizgileri ile desteklenir. Yürürken ayakla ya da bastonla fark edilebilecek bu çizgiler, görmeyenleri doğrudan yönlendirdiği gibi görenlerin de dikkatini çekiyor.
Zemin bilgilerinde malzeme kısıtlaması yoktur. Mekânın tasarımına ve işaretlere yüklemek istediğimiz işlevlere göre farklı materyaller kullanılabilir. Taş, kumaş kaplama, fayans, plastik ya da alüminyum kullanılabilir.
Zemin bilgileri toplu taşıma alanlarında, tren istasyonlarında ve karşıdan karşıya geçişlerde uzun zamandır kullanılmaktadır. Ancak yalnızca tehlike ikazı gibi belli başlı durumlarda işlevseldirler.
Uygun koşullarda bu işaretler, herkes tarafından zemin bilgilerini algılamak için kullanılabilir. Ancak ana hatlara uygun bir şekilde yerleştirmek önemlidir. Günümüzde zemin kaplaması oda dekorasyonunda önemli bir yer tutmaktadır. Bu yüzden bilgilendirme işaretlerinin yerleştirilmesinde dikkat edilmesi gereken 2 husus vardır:
Yol gösterim prensibi
Bir başlangıç noktasından bir varış noktasına yönlendirme yapılmalıdır. Bu tek bir özel durum için yönlendirme yapmaya yoğunlaşmayı gerektirir. Görmeyen de sadece gideceği noktaya odaklanacağı için çevresini algılamaz. Dolayısıyla yön çizgilerinin kesilmemesi çok önemlidir. Kesildiği takdirde başarılı yönlendirme gerçekleştirilemez.
Bu durumda da bir çizgi boyunca yönlendirmek yerine şamandıra diye tabir ettiğimiz noktalar arası tercihe bağlı bir yönlendirme söz konusu. Şamandıra noktaları kendi içerisinde bilgiler içermeli, aynı zamanda çevreyle uyumları körlerin kolaylıkla fark edebileceği şekilde gerçekleştirilmelidir. Şamandıralar güçlü görsel ve dokunsal unsurlara sahip olmalıdır.
Çizgilerin kullanıldığı yerlere örnek vermek gerekirse; bina zemin planı üzerinde duvarların nereye gittiğini, çevreyi, basamakları tasvir etmek diyebiliriz.
III. Kabartma (Hissedilebilir) Bina ve Kat Planları
Binaları ifade etmek için kullanılan bina modülleri yeni 3 boyutlu materyallerdir. Farklı açılarından kolay algılanabilirlik katmaları açısından önemli parçalar.
•Bina zemin planları (genel görünüm ve detay)
•Site planları
•Mahalle planları
• Piktogramlar (yönlendirme işaretleri)
• İşlevsel tasvirler (modeller)
• Farklı problem tanımları için özel şekiller
Bina modüllerinde 3 önemli unsur vardır:
• Şekil
• Renk
• Yüzey (pürüzlü ya da pürüzsüz)
Bileşenler ana bir yüzey üzerine monte edilerek istenilen mekânın tasviri yapılabilir. İstenildiğinde ifadelere yüklenilen anlamlar değiştirilerek ya da ana yüzey üzerine farklı bir anlatımla bileşenleri yerleştirerek, farklı bir kompozisyon elde edilebilir ve çok yönlü kullanım sağlanabilir.
Bina planlarında farklı materyaller kullanarak farklı bilgiler engelliye ulaştırılmalıdır. Kullanılan materyaller ve o materyallerinin tasvir ettiği öğeleri şöyle sınıflandırabiliriz:
Yüzey bloklarının kullanıldığı yerler:
•Binanın cadde ve site üzerindeki yerinin tasviri
• Bina içi dekorasyon tasviri
• Daha özel nesneleri de içeren ayrıntılı tasvirler
Piktogramların kullanıldığı yerler:
• Plan içerisinde bir yer işaretleme
• İnsan tasviri
• Zemin bilgisi tasviri
• Döşeme tasviri
• Merdiven tasviri
• Diğer planlara göre referans nokta işaretleme
• Tuvaletleri işaretleme
• Hareket alanını belirtme
• Girişi işaretleme
3- Eğitim ve İletişimde Erişebilirlik
Engelliler için açık ve kapalı alanlarda yapılan düzenlemeler elbette ki eğitim kurumlarını da içermelidir. Yani kütüphaneler, okullar ve laboratuarlar engellinin erişebilirliğini sağlayacak çevre düzenlemelerini içermelidir.
Ancak görme engellilerin bu çevre düzenlemelerinden daha fazlasına ihtiyacı vardır. Eğitim için gerekli dokümanların ve bilgisayar teknolojisinin temelde görsel ağırlıklı olması körlerin bu alana erişimini oldukça zorlaştırmaktadır.
Körlerin bu alana erişebilir hale gelmesi için gerekli çevre düzenlemelerle birlikte Sesli ve kabartmalı sistemlerle donatılmış laboratuarlar ve kütüphaneler oluşturulmalıdır.
a- Bilgisayar Laboratuarları
Bu laboratuarlar körlerin okuma ve araştırma aktivitelerini tek başlarına rahatça gerçekleştirmelerini sağlayacak teknoloji ile donatılır.
Körler için oluşturulacak laboratuarda olması gereken en önemli sistem kuşkusuz Ekran Okuma Sistemidir. Görmeyenlerin bilgisayarı Türkçe sesli kullanabilmeleri için Türkçe dilinde okuma sistemi sayesinde görmeyenlerin internete, bilgisayar üzerinde kayıtlı dokümanlara erişebilmesini sağlar. Günümüzde internet ve bilgisayarın eğitimdeki yerini düşünürsek görme engellilerin de bu olanaklardan mahrum kalmamasının temini büyük önem taşımaktadır.
Ekran okuma sistemlerinin yanı sıra bu laboratuarlar kitap okuma makineleri, Braille monitörler ve yazıcılar, tarayıcılar; az görenler için ise ekran büyütme programları ve kapalı devre ekran büyütme sistemleri ile donatılmalıdır.
Braille Teknik bu alandaki 16 yıllık deneyimi ile bugüne kadar birçok kurum ve derneğe bu sistemleri kurmuş ve körler için bütünleşik çözümler sunmuştur.
b- Körler Kütüphanesi
Medeniyet; öğrenen, okuyan, düşünen ve üreten kişilerle olur o zaman körler de okuyacak, düşünecek, medeni kültürümüzün yükselmesinde katkıda bulunacaklardır. Görme engeli olmak onları bu haktan yoksun bırakmaz. Bu bağlamda körlere, araştırma kitaplarını, ders kitaplarını ve edebi eserleri okuma fırsatı da sunulmalıdır.
Bu kütüphanelerde her türlü kitaplarla özenle seçilen gönüllüler tarafında profesyonel kayıt sistemlerinde seslendirilir ve dijital ortama aktarılır. Böylece görme engelliye daisy ya da mp3 formatında bu kitapları dinleyebilme fırsatı sunulur.
Kayıt işleminin yapılacağı kayıt odaları (kabinler) görme engelliye kitabı en kaliteli şekilde ulaştırmak üzere tasarlanır ve donatılır.
Artık, görme engelli bireyler sesli kitapları zaman ve mekan sınırlaması olmadan bilgisayarda, vcd çalarda yada küçük bir mp3 çalarda dinleyebiliyorlar.
Gördüğümüz gibi günümüzde artık görme yetersizliği insanların hayatında bir engel olmaktan çıkmış, kişinin hayatını normal insanların yaşayabileceği gibi sürdürmelerini sağlayacakları bir çok teknoloji, araç gereç ve yöntem geliştirilmiştir.
KAYNAKÇA
PEGEM AKADEMİ“Özel Eğitime Gereksinimi Olan Öğrenciler ve Özel Eğitim”(Editör İbrahim H. Diken)
Orgm.meb.gov.tr
www.ozelegitimsitesi.com
www.yalinrehabilitasyon.com
www.ozelgokkusagi.com
www.karabukram.gov.tr
http://www.brailleteknik.com
Uğur KALE
(Görme Engelli Bireyler, yaşam sorunlaru, görme engelli birey eğitimi, toplum eğitimi)